Bülent’i ne zaman konuşsak, O’nu ne zaman ansak, aklımdan geçenler...
Tanışıklığımız o kadar kısa sürdü ki...
Ani bir şimşek gibi...
Çoşkun bir ırmak gibi...
Çağıl çağıl bir ses,
Parlak bir ışık,
Kayan bir yıldız gibi...
Yaşantıma girdi ve
Gitti...
Birşeyleri paylaştık, çok değildi belki...
Ama ben, sanki çok şey paylaşmışız gibi duyumsadım.
Bülent’i biraz daha yakından tanımayı, O’nunla birlikte bir dolu şeyler yaşamayı...
sevgisini, coşkusunu, üretkenliğini, karizmasını, dostluğunu biraz daha uzunca
bir süre paylaşabilmiş olmayı çok isterdim, doğrusu...
Hani bazı insanlar vardır, bu dünyadan çekip giderler...
Ama siz, O halen yanıbaşınızdaymış gibi O’nunla gönül bağınızı sürdürür,
O’nun sizin yaşamınızın bir parçası olmaya devam etmesini diler,
O’nun hakkında bilmediklerinizi öğrenmek istersiniz ya...
Şimdilerde, O’nu Sevgili Şehbal’den dinliyorum ve hakkında bilmediklerimi öğreniyorum.
Sevgili Bülent Arınlı, Sevgili Dost, Güzel İnsan...
Senin için sevgimi ve özlemimi dile getirmek dışında ne yapabilirim ki...
Sönmez Taner,
Gündoğan/Bodrum,
04.09.2010 |